
Tıbbi sülük uygulamasında seans planını ve süreci etkileyen değişkenler; muayene, uygulama alanı ve takip başlıklarının hekim bakış açısıyla değerlendirmesi.
Hipokrat'ın uygulamalarında, eski Mısır belgelerinde ve İbn-i Sînâ'nın eserlerinde sıkça rastladığımız, tıpta bilinen en eski tedavi yöntemlerinden biri olan hirudoterapi; "sülük" (leech) olarak bilinen "Hirudo medicinalis" canlısının kullanıldığı tedavi şeklidir.
Napolyon'un cerrahlarından Broussais (1772-1838); vücutta kan birikmesinin iltihaplanmaya, iltihaplanmanın da rahatsızlıklara neden olduğuna inandığından kanın sülükler aracılığıyla çıkarılmasını önermiş, Macaristan'dan milyonlarca sülük ithal ederek hastalanan askerlerine sülük tedavisi uygulamıştır.
Tıbbi sülük tedavisi, kan emici sülüklerin yardımıyla uygulanan bir tür bütünleştirici ve tamamlayıcı tedavi yöntemidir; hastalıkların tedavisinde omurgasızların kullanımının ilk akla gelen örneklerinden biridir. Sülüklerin doğada yüzlerce türü olsa da bunların yalnızca 15'i tıbbi sülük olarak sınıflandırılır.
Sülük Nedir?
Ortalama ağırlığı 2,5 gramı geçmeyen sülükler; ılıman akarsularda ve ılık su göllerinde serbest ya da parazit bir yaşam süren, 8 mm'den 76 cm'e kadar farklı uzunluklarda olabilen solucanlardır.
Gövdeleri toprak solucanlarına benzer şekilde segmentlidir ancak hafifçe yassılaşmıştır. Sülüklerin baş kısmı sivridir ve arka uca göre çok daha dardır. Her iki uçta birer vantuz bulunur; arka vantuz kuru yüzeylerde harekete ve yapışmaya yardımcı olur.
Tedavi için kullanılanlar farklı özelliklere sahiptir; genellikle kahverengi, koyu kahverengi, koyu yeşil, yeşil veya kırmızı-kahverengi olurlar. Tıpta kullanılan sülükler arasında en iyi bilineni Hirudo medicinalis'tir. Bu türün gövdesi hafif yassılaşmıştır ve uzunluğu 15 cm'i aşmaz.
Hirudoterapi Nedir?
Binlerce yıldır uygulanan hirudoterapide sülükler, hekimce belirlenen noktalara tutturulur. Canlının emmesiyle bünyesinde bulundurduğu biyoaktif moleküllerin bölgeye verilmesi hedeflenir.
Veteriner hekimlikte dahi kullanılabilen bu biyoaktif maddeler; kan durultucu, kas gevşetici, bağışıklık düzenleyici ve mikrosirkülasyon düzenleyici özelliklere sahiptir.
Günümüzde tamamlayıcı tıpta sık karşımıza çıkan sülük tedavisine FDA tarafından 2004 yılında onay verilmiştir.
Sülük Nasıl Bir Canlıdır?
800'den fazla türü olan halkalı solucanlar yassı gövdeli ve 3 çeneli canlılardır; yapıştıkları alana sıkıca tutunmalarıyla tanınırlar. Her çenede 100 adet diş vardır. Sülüğün salgısında yüzden fazla biyoaktif bileşik mevcuttur.
Uygulama Nasıl Yapılır?
Uygulama öncesinde yüzeyin steril biçimde temizlenmesi dışında detaylı bir hazırlığa gerek yoktur. Sülükler kimyasal kokulara duyarlı olabildiğinden deterjan ve parfüm benzeri kokular önerilmez. Yüzeyin terli olması tutunmayı zorlaştıracağından bu noktaya da dikkat edilmelidir.
Sülük veya sülükler, uygulanacak noktaya temas ettirilerek tutunması sağlanır. İlk anda ısırma hareketi hafifçe hissedilebilir; işlem süresince sülüğün salgıladığı lokal anestezik bileşen sayesinde ağrı veya sızı hissedilmez.
20 ila 60 dakika sürebilen işlemin sonunda sülük tutunduğu yeri kendiliğinden bırakır. Bazı durumlarda bırakması için teşvik edilmesi gerekebilir.
Hirudoterapi uygulamaları her hasta için ayrı bir yaklaşım gerektirir. Bu yaklaşım; kişinin rahatsızlıklarına, kilosuna, yaşına, genel durumuna ve hekim tarafından değerlendirilen diğer birçok değişkene göre düzenlenir.
Sülükler belirgin bir sebep olmadan ısırmazsa, cildin bir iğne ya da lanset yardımıyla delinerek birkaç damla kan çıkarılması ısırmaya yardımcı olur. Bir sülük kanla temas ettiği hâlde ısırmazsa hiçbir koşulda başka bir hastada kullanılmamalı, taze sülük kavanozuna geri konmadan imha edilmelidir.
İşlem sonunda temiz ve sıkı bir pansumanla düşük düzeydeki kanamanın durması amaçlanır. Kanamanın 4 ila 24 saat sürmesi mümkündür ancak bu durum nadiren yaşanır.
Sülük Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılabilir?
Variköz venöz hastalıklarda ağrıyı azaltmak amacıyla, eklem kireçlenmelerinde ve tenisçi dirseği gibi tendon iltihaplarında sülüklerden faydalanılabilir.
Sülük Neye İyi Gelir?
- Migren ve gerilim tipi baş ağrıları
- Göz hastalıkları
- Kronik hepatit ve karaciğer hastalıkları
- Baş dönmesi, kulak çınlaması ve Meniere sendromu
- Anksiyete ve panik atak
- Artroz ve eklem kireçlenmeleri
- Kronik yorgunluk sendromu ve bağışıklık sistemi hastalıkları
- Romatoid artrit ve diğer romatizmal hastalıklar
- Varis ve venöz damar sorunları
- Kas ağrıları, fibromiyalji ve huzursuz bacak sendromu
- Egzama, ürtiker, sedef ve akne
- Dejeneratif sinir sistemi hastalıkları ve felçler
Sülük Tedavilerinin Yan Etkileri Var mı?
Uygulama yerinde alerjik lezyon nadiren görülebilir. 1-2 hafta süren kaşıntı ve birkaç ay içinde geçebilen iz kalma durumları olabilir.
Sülük Kaç Günde Fayda Eder?
Sülüğün ayrılmasının ardından kanamanın 1-2 saat kadar sürmesi olağandır. Sülüklerin etkisiyle 5 gün boyunca kanın biriktiği alanlarda ilerleme görülür ve hemoglobinde yaklaşık 1-2 gramlık azalmalar meydana gelebilir.
Sülük Tedavisi Kimlere Uygulanmaz?
Gebelerde ve emziren annelerde, kalp yetmezliği veya kontrolsüz diyabet hastalığı olanlarda sülük tedavisi önerilmez.
Eczanelerde Sülük Satılır mı?
2004'te Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) sülük tedavisini onaylamış ve eczanelerde satılmasına izin vermiştir. Ülkelerin mevzuatı değişiklik gösterir; Türkiye özelinde Tarım Bakanlığı onaylı kaynaklardan ilerlemek en doğrusudur.
Bir Sülük Kaç Kez Kullanılır?
Bir kez kullanılan sülük tekrar kullanılmamalıdır. Çünkü sülüğün tedaviye asıl faydası ağzındaki salgıdır ve bu salgıda biyoaktif maddelerin yeniden oluşması için belirli bir sürenin geçmesi gerekir.
Sülük Tedavisinin Ücreti Neye Göre Belirlenir?
Seans sayısı, uygulanacak bölge ve kullanılacak sülük sayısı kişiye göre değiştiği için tedavi planı ve maliyeti ancak hekim değerlendirmesinden sonra netleşir.
